Anadolu Yakası Ve Azgın Traavestileri

Aslında il il ayırmaya çalıştığımız bu konu hakkında İstanbul travestileri oldukça farklı bir başlık olarak göze çarpmaktadırlar. Bunun nedeni ise neredeyse bir nüfus kadar yani bir ülke nüfusu kadar fazla popülasyon barındıran İstanbul’un içerisinde böyle kimselerin bulunmasıdır. Travestiler erkek kılığında dolasmayan erkek olmalarına rağmen kadına benzemeye çalışan ve kadın kıyafetlerini giyen kimselerdir. Bu şekilde sınıflandırmak biraz kaba gibi dursa da aslında gerçek tabirleri tam olarak budur. Bu gibi kimseler son zamanlarda yapılan özgürlük çalışmaları neticesinde lgbt kolunun büyük bir üyesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kimseler her ne kadar zamanında kendilerini saklamış olsalarda şu anda günümüzde kendilerini saklamadan özgürce ifade etmeye çalışmaktadırlar. Özellikle İstanbul Anadolu Yakası’nda başlayan bu travesti hareketi büyük bir tepki uyandırmış ve sonucunda büyük bir şiddet eğilimi doğmuştur. Halbuki kendi seçimlerini yapmış olan bu kimseler kimse tarafından yadırgamamalı ve saygı duyulmalıdır.

 Peki bu konuda bu insanlara saygı duyulması için ne yapılıyor? Ne yazık ki kocaman bir hiç! Bu kimselerin ise bu tehditler karşısında ve şiddet eğilimleri karşısında birçoğu kimseden yardım talepleri günümüzde oldukça artmış gözüküyor. Türk polisi her ne kadar her vatandaşını korumaya çalışsa da İstanbul gibi büyük bir vilayet de bu tip zorluklar yaşanabiliyor. Türk polisi her ne kadar bu insanlara yardımcı olmaya çalışsa da ne yazık ki bazı kimseler tarafından ansızın tehditler ve ansızın şiddetler karşısında yardımcı olamıyorlar. Bu gibi durumlar ise İstanbul’da özellikle Anadolu Yakası’nda travesti ölümlerini ve cinayetlerini oldukça arttırmış gösteriyor. Burada ise yapılması gereken sadece bize her daim yardımcı olan Türk polisinden medet ummak değil ayrıca toplum olarak da faydalı şeyler yapmamız gerekmektedir. 

Travestiler neden yadırganıyor?

Travestiler aslında toplum tarafından homoseksüel kavramı ile karıştırıldığından dolayı büyük bir tepkiyle karşılanıyor. Yani bizim toplumumuzun genel kafası “ ne bekliyorsun abi i… işte” gibi serzeniştlerinden dolayı çokta değişmediği için maalesef zorlayıcı yargılamalar olabiliyor. Peki bu konuda tam olarak ne yapılması gerekiyor? Başta da söylediğimiz gibi artık çevreniz de oldukça artmış bu kimseleri bir şekilde kabullenmeniz gerekiyor. İstanbul Anadolu Yakası’nda büyük bir kesiminin bu hayat tarzında yaşamakta olduğu ortam muhabbetlerinde bile konu olurken bu insanların varlığını kabullenmemek sizce de saçma olmaz mı? Bu yüzden kim olursanız olun kimseyi yadırgamadan ve görüşlerine saygı duyarak hareket etmeye çalışınız. Aksi takdirde günümüzde geri kafalı olarak adlandırılacak ve toplum tarafından sizde bir o kadar dış baskı göreceksiniz. Özellikle bu tarz kimselere geri kafalı olarak mahallenin ağır abileri gibi takılmaya çalışan kimseler tarafından uygulanan şiddete ise Türkiye Cumhuriyet’i kanunlarınca artık iki kağıt, iki imza ve iki saat nezarethane de kalmak ile kurtulamayacaksınız. Bu yüzden insanları medeniyete davet ediyoruz!

 

İstanbul Travestilerini Nasıl Orgazm Olmaya Teşvik Edebilirsiniz?

Günümüzde insanların özgürlük hakkı isteklerinin artması neticesinde insanların farklı arayışlar içerisine girdiklerini görebilmektesiniz. Ancak insanların geçmiş yıllardan beri yapılan araştırmalara göre bakacak olursak. Büyük şehirlerde yapılan araştırmalara göre insanlardan kalan geçmişten gelen tarihsel süreçlerde ve yazılı kayıtlarda farklı farklı dönemlerde farklı cinsellik kavramlarının oluştuğunu görebilirisiniz. Bu cinsellik kavramının oluşumu neticesinde ülkemiz genelinde yapılan araştırmalar sonucu bizim tarihsel kalıntılarımızda dahi ufak tefek rastlanabildiği görülmüş olan bu cinsel yaşam süreçlerimiz  sayesinde insanlığın hangi noktalardan nerelere geldiğini görebilirsiniz.

Ancak bu konuda dikkatimizi çeken bir noktada şu şekildedir. İnsanların bu doğal süreçte ki değişimlerinde dünya genelinde yapılan araştırmalara göre insanların eski zamanlar da bu cinsel değişim sürecinde daha az çekindikleri ve bu cinsel tercihlerini tablo haline getirebildikleri de gün geçirmez bir gerçektir. İstanbul ilinin genelince yaşayan kalaba nüfus gereğince bu insan çeşitliliğinin bir sonucu da farklı cinsel tercihlerin eğilimleridir. İnsanların bu dönemeçten geçerken yaşamış oldukları süreçte ne yapacakları konusunda çoğunlukla her hangi bir fikri olmuyor. Ancak bu cinsel değişim sürecinde sizler gibi bir sürece girmiş yakın bir arkadaş edinmeniz sizler için hem destekleyici hem de farklı sonuçlar doğuracaktır. İstanbul ilinde sıklıkla Taksim, Beşiktaş, Nişantaşı gibi mekanlarda rastlayabileceğiniz İstanbul’da oldukça büyük bir kitleye sahip olan İstanbul travestileri zamanında kendilerini oldukça fazla şekilde sıkı sıkıya saklıyorlardı. Ancak şimdi ki dönemeçte ise insanlar artık kendilerini saklamak ön yargısından yavaş yavaş kurtulmaya başladılar. Travesti kavramını ise karıştırmamanız gereken birkaç daha kelime öbeği var.

Travesti kavramını aslında bir çoğu kimsenin karıştırdığı ancak gerçekte durumun bunlar hiç ilişkisi olmayan kavramda travestiler, kadın elbiseleri giyen aslında erkek fiziksel özelliklerine ve ses düzeyine sahip bireyler olarak karşınıza çıkar. Ancak homoseksüellik ise kendi için de 2’ye ayrılmaktadır. Homoseksüeller, 1. Olarak pasif karakterli olarak yani aynı cinste kimseler de mesela erkek erkeğe olan bir ilişkide sadece bayan rolünü üstlenmeleri durumuna böyle denilmektedir. 2. Olarak ise aktif olma durumuyla bu kimseler karşınıza çıkmaktadır. Bayan- bayana yaşanan bir ilişkide bu bireylerin gidip ilişkide erkek rolünü üstlenmeleriyle erkek görevini aldıkları ilişki düzeyinde aynı cinsteki kimselerdir. Travesti kavramıyla birçoğu kesim tarafından karıştırılıyor olması ise gerçekten bu gibi insanlar tarafından özellikle homoseksüeller tarafından büyük bir yargı topluyor. Kavramları doğru öğrenmek günümüzde gerçekten çok önemlidir.

İstanbul ili içerisinde bu gibi homoseksüel, transseksüel, travesti, heteroseksüel vb. grupların olduğunu da sıklıkla bu gruplar içerisinde görebilirsiniz. İstanbul travestilerinin gün geçtikçe sayısının artması nedeniyle ise insanların bu gruptaki kimseler için tepkileri de oldukça büyük değişiklik gösterdi. Çünkü insanların kendilerini yadırgamadan ve cesurca ifade edebilmeleri yetileriyle insanlar artık bir birlerini hem yadırgayamıyorlar hem de dünyaya barışçıl bakmaya çalışıyorlar.

CİNSELLİK TRAVESTİ VE İSTANBUL

Kadın ve erkek ırkının yaradılışından olsa gerek ki biz insanoğlunun bir türlü söyleyemediği , söylenildiğinde çok ayıp bir günah işlemiş olduğumuzu ve çevremizde kiler tarafından çok yadırganacağız diye korktuğumuz insanoğlunun varlığından bu yana gelen hayatın başlangıç konularından biri olarak karşımıza cinsellik gelmektedir. Cinsellik denilen bu kavram da sadece aklınıza gelmiş olan o tarz işleri düşünmeniz elbette ki çok yanlıştır. Çünkü Türkiye’nin en popüler illeri İstanbul,İzmir,Bodrum travestileri cinsellik kavramı bir bireyin belirli bir yaşa gelip bir şeyler yaşamasından ibaret olan bir kavram değildir. Cinsellik bir bireyin kendini keşfetme aşamasıdır. Cinselliğin belki de başlangıcı ve korkulu rüyası erkeklere daha henüz ufacık bir çocuk iken aşılanıyor. Çünkü kadınlarla aramıza bir perde çekmeye o yaşlarda sünnet olurken başlıyoruz. Bu nasıl olur? Diye düşünmeyiniz çünkü bulunduğunuz ortamda erkekler ve kirve olarak adlandırılan şahsın sizleri tutması ile sünnet oluyorsunuz. Ancak oda da sadece erkeklerin bulunmasıyla bu olay neticesinde ufacık bir çocuk bile cinselliğin ve cinsel organın önemini o yaşlarda kavramaya başlıyor. Bu organın açık seçik bir şekilde sergilenmemesi gerektiğini yavaş yavaş idrak etmeye başlıyor.

Cinsellik sadece bir çeşit organlar yüzünden atanmış bir mekanizma değil elbette ki. Çünkü cinselliğin içerisinde homoseksüel, heteroseksüel, transseksüel vb. çeşitlendirmeler yapılmıştır. Yani daha çok ne olduğunuz ile değil neyi tercih ettiğiniz ile ilgili bir kavramdır. Çoğunlukla da cinsiyet kavramıyla karıştırılır.

CİNSEL TERCİH VE İSTANBUL TRAVESTİLERİNE SAYGI

Toplumun ön yargıyla yaklaşmış olduğunu çoğunlukla hem haberlerden hem de hem de sosyal medyadan görmüş de olsanız. İnsanoğlunun bu değişken ve hormonel yapısı  yüzünden bazı farklı eğilimler gösterdiğini görebilirsiniz. Bu yüzdende bazı kimselerin elinde olmadan İstanbul travestileri ve anadolu yakası travestilerine yapmış oldukları bu eğilimler sonucu toplum tarafından dışlanmaları gibi büyük sorunlar meydana gelmektedir. Ki bu durum bazı  travesti kesimlerde şiddet gibi bir sorun da oluşturmaktadır. Bu cinsel tercihler genel olarak homoseksüel, heteroseksüel, transseksüel gibi çeşitlendirilmiştir. Ancak toplum içinde kaba kullanımlarını da görmeniz mümkündür.

Bu toplumsal baskı sonucuna bakılacak olursa. En ağır tepkileri çeken gruplar kesinlikle homoseksüellerdir. Bu grubun cinsel eğilimleri nedeniyle tercih etmiş oldukları kişilik kendileri tarafından gelmemişte olsa yine de bu yapıya aykırı bir toplum yapımız olduğu için hala günümüzde dışlanmalara neden olmaktadır. Bir heteroseksüel olduğunuzu varsayınız. Sizlerin karşı cinslerden hoşlanıyor olmanız ile bu gibi homoseksüel kimselerinde kendi cinsiyetlerinde ki bireylerden hoşlanabiliyor olma durumlarını kıyaslamaya kalkarsanız bu işin altından kalkamazsınız. Çünkü bu cinsel tercihler bu kimselere hormon yoluyla kendilerine verilen bir düşünce biçimidir. Bu gibi durumları yadırgayan kesim ülkemizde ne kadar çok olursa olsun. Bu kesim LGBT olarak adlandırılan bu ve bu gibi kurumlar altında birbirlerini korumak ve birlikte olabilmek amacıyla günümüzde biraz daha kendilerini kabul ettirmeye çalışıyorlar. Ancak yine de karşı görüş sergileyen sempatizanlar tarafından bu durum hala kabullenemez bir hal olarak karşılanıyor.

Cinsel Tercih ve Değişim ile Ortaya Çıkan Kadınsı Travestiler

İnsanoğlunun yaratılışına bakılacak olursa, düşünebilen bir canlı ırk olarak ne gibi durumlarla nasıl başa çıkacağımız ne bir din kitabında ne de bir bilim-psikoloji alanında bizlere söylenmemiştir. Son zamanlarda popüler bir konu olan cinsel tercih değişimi konusu da hem düşünce yapısıyla hem de hormonların yapmış olduğu etki neticesinde gerçekleşen bir kavram olarak ortaya çıkıyor.

Cinsel tercihler ile cinsel tercih değişimi kavramının sıkça karıştırıldığını görüyor. Cinsel tercih değişimi cinsel tercihler de olduğu gibi bir yönelim değildir. Adeta insan vücudunda gerçekleştirilen klinik hamleler ile yapılan büyük bir değişim hareketidir.Bunlara en bariz örnek  Bodrum-İzmir-İstanbul-Fındıkzade-Bakırköy-Beylikdüzü ve Anadolu Yakası travestileridir.Ancak bu gibi durumların ünlüler tarafından yapılması durumunda yadırganmasına rağmen kabul edilirken büyük bir kesim tarafından da halk da bir kimsenin yaşaması durumunda ne yazık ki bir sorun yaratmaktadır. Bu yüzdendir ki insanların bu cinsel tercih değişimi konusunda en büyük problemi kesinlikle erkek ve kadın egomanyalarından oluşmaktadır. Çünkü bu egomanya olarak adlandırılan eylemde kendi usulümüz dışında herhangi bir usulü asla kabullenemeyiz. Bu yüzden de tepkimizi vermek için çeşitli yollara başvururuz. Bu yollar ise travestilere karşı şu şekilde sıralanabilir. Şiddet, taciz, sözlü taciz, tecavüz ve zorlamak gibi eylemler ile bu gibi kimseler günümüzde özellikle Türk toplumu tarafından saldırıya maruz kalmaktadır. Çünkü hiçbir birey bu konu da onların bu değişimlerinin nedenlerini kabullenmek istemez. Zaten bu yüzden değil midir bütün bu kavgalar? Kabullenemediğimiz için.

TRAVESTİ VE ZORLUKLARI

Kadınsal hormonlarının ağır basması nedeniyle yani östrojen hormon seviyesinin yüksek bir şekilde salgılanması üzerine normal de erkek olan bir bireyin kadın duygularıyla hareket edip kadınsal bir hayatı tercih etme biçimidir. Bu gibi bir durum toplum tarafından ağır eleştiri ve şiddetle karşılanıyor dahi olsa yine de günümüzde ülkemizde sık sık olarak görülebilen bir kısım bu gibi kimseler olduğunu söylemek gerekmektedir. Tam olarak homoseksüellik olmadığını da belirtmek gerekiyor. Çünkü travesti olarak adlandırdığımız bu kesim homoseksüeller gibi normal kendi bedenleriyle hareket etmiyorlar. Çünkü homoseksüeller de vücutsal bir değişim büyük oranda yaşanmaz iken travestiler de vücutsal değişimler yaşanabiliyor. Bu değişimlerden en çok göze çarpanı da göğüslerin bir erkeğe göre fazla oran da büyümesi  örnek gösterilebilir.

Travesti kısmı için zor dönemler geçirildiği de söylenmesi yanlış olmaz. Çünkü travestilere(shemale,istanbul shemale) genel olarak bakılacak olursa; Travestiler tam olarak birer kadın karakteri elbette ki taşıyamıyorlar. Gerek sesleri gerek duruşları olsun bunu dış kesime belli ediyorlar. Kadınların aksine daha büyük ellere daha büyük ayaklara sahip olan bu kesimi bir çoğu kesim bu özelliklerden ziyade direk konuşma üsluplarından tanıyor. Bu gibi kimselerin çekmiş oldukları şiddet sorunundan biraz daha bahsetmek gerekirse. Travestilerin dünya genelinde yapılan araştırmalar neticesinde en çok şikayet ettikleri konu da şiddet başlığıydı. Çünkü günümüzde onları kabullenemeyen kimselerin hala bu gibi girişimlere girerek onları ilgilendirmeyen bir konu da kendilerini böyle belli ediyorlardı.

İstanbul Travestileri

İstanbul Bakırköy denince akla ilk gelen Kadife tenli seksi tüm zamanların en ii aktif travestisi SİMA akla gelir. O kadar seksi ki tüm zamanların en ii oralcısı;Ve namı tüm Türkiye travestileri arasında duyulmuştur.Fındıkzade-Beylikdüzü-Şişli-Anadolu Yakası-iZMİR VE hATTA  bodrum’dan bile onu çağıran shemaleler var.Geçen hafta Malatya’dan sonra ki gün İzmit  ve İzmir2den çağrılan Sima sanırım bu gidişle tüm diginoşların mincosunu yaracak; :D:D:D:D

 Bu arada aramıza yeni katılan; Kadıköy Nefise ve Anadolu Yakasının en seksi travestisi Elit Demet’te bölgelerinin en iddialı ve güzel kızları; burdan tüm anadolu yakasının çapkın erkeklerine sesleniyorum kaçırmayın bunları

1980 YILLARI YEŞİLÇAM SİNEMASI VE TRAVESTİ

1980 yıllar Türk sinemasının en zor dönemlerinden biri olarak karşımıza çıkmakta. Nedenleri ise darbe sonunda Türk sinema furyası da sansür altında olduğundan yapımı yapılan filmler büyük bir titizlikle  hazırlanmakta idi. Televizyonun evlerimize girmesiyle kültürel değişim furyası hızla yayılmış insanların film kültürüne büyük bir darbe vurulmuştu. 1980ler için Türk sineması can çekişen bir sektör olmaya başlamıştı. 1970 yılların ortalarında seks furyası içeren filmlerden başka filmlere yer verilmemesi zaten muhafazakar kesimi iyiden iyiye sinemadan uzaklaştırmıştı.

 Aslını sorarsanız kanımca bu dönemler Türk sineması üzerinde bazı oyunların döndüğünün de göstergesiydi. 1980 İhtilalinden sonra bazı yönetmenler kendi çabalarıyla zar zor çektikleri filmler ile sektörü ayakta tutmaya her ne kadar çabalasalar da yeterli verimliliğe ulaşamıyorlardı. 1980 sinema furyasında usta yönetmen Atıf Yılmaz o senelerde kadın filmleri motifi ve feminizmi içeren filmlerle kitlelere ulaşmaya çalışıp yeşilçamı ayakta tutmayı bir nebzede olsa başarmıştı. Bir röportajında usta duayen şöyle diyordu. Kitabı satış rekorları kıran Duygu Asena’nın Kadının Adı Yok kitabından uyarladığım filmim çok ses getirir diye düşünmüştüm ama maalesef keşke hiç çekmeseydim dedirtecek kadar kötü iş yapmıştı. Bu dönemde ünlü Travesti Emel Aydan bir çok filmde oynamış ve hiç kmse onun İstanbul travestisi olduğunu anlamamştır.Şişli’de oturan shemale istanbul Aydan para kazanınca dönemin en popüler semti olan Cihangir’e taşınmıştır.Yıllar sonra şarkı söylemeye de başlayan arkadaşımız Ankara’da sahne almaya başlamıştır. 1980ler karmaşık bir dönemin başlangıcı idi. Atıf Yılmaz tüm karmaşıklığa inat Necati Cumalı’ nın Mine filmiyle kadın sorunlarını ele alan filmlere damgasını vurmayı başarmış böylece de 1980 li yıllara kadın filmleri damgasını vurdurmuştu. Sinemanın star oyuncusu Türkan Şoray cinsel ağırlıklı bir kadın tiplemesi ile yeni bir oyunculuk sayfasını açarak o yıllarda imajını değiştirmişti. Ama! 1980lere esasa damgasını vuran ve altın çağını yaşatan bir film vardı ki! Türk sinemasına 35. Cannes Film Şenliği’nde büyük ödül altın palmiyeyi paylaşmasına kadar getirdi. Bu film Rahmetli Yılmaz Güney’ in senaryosunu yazıp Şeref Gönen’ in yönetmenliğine soyunduğu Kayıp filmi idi. Ve 1980 ‘lere adını altın harflerle yazdıran bu film en iyi yapım olarak hafızalardan hiç ama hiç silinmedi. Ardından Metin Erksan’ ın Susuz Yaz filmi Berlin’de ikinci büyük başarısını yaşamaktaydı. Bir Türk filminin üst üste ikinci başarısıydı bu o sıkıntılı dönemlerde. Yelpazeyi genişletebiliriz. Tunç Başaran’ ın “Uçurtmayı Vurmasınlar” filmi ihtilalden sonra çekilen ve siyasi içerikli ilk film olarak izleyiciden tam not almayı başaran ender filmlerden biri olarak kalmakta o yılardan nostalji olarak. Hepimizin çok sevdiği Zülfü Livaneli 1980 senesine damga vuracak Yaşar Kemal’in eseri “Yer Demir Gök Bakır” ve “Sis” filmlerinin senaristliğini ve yönetmenliğini yaparak 1980 öncesi Türkiye’nin siyasal ve toplumsal kompleksini beyaz perdeye en güzel şekilde yansıtacaktı ünlü yönetmen başardı da.. 1980li yıllar İslamın hareketlendiği ve ses getirmeye başladığı dönemlerin başı da olduğundan islamcı sinemanın da trend yaptığı bir dönem olarak hafızalara kazandı.

Bu filmler yeşilçamda en fazla ses getiren ve izlenen filmler furyasıyla zaman zaman gişe rekorları da kırdı. Muhafazakar kesimin destekleriyle. Neydi bu filmler dersek: “Reis Bey”, “Öç”, “Rahmet ve Gazap” ile “Sahibini Arayan Madalya ve en önemli filmler den biri de Berhan Şimşek’ in başrolünü oynadığı “Minyeli Abdullah” serileri idi. Dediğim gibi her ne kadar kan toplamaya çalışsa da 1980ler yeşilçam için zor yıllardı. Ama kazanılan iki ödül 1980 senesinin yeşilcama vurduğu darbeyi hafızalardan silerek en büyük iki başarısı olarak anılarda kaldı.

TRAVESTİ SİREN MALATYA ARAMIZDA

TRAVESTİ SİREN MALATYA ARAMIZDA

MALATYA’NIN İNCİSİ,MALATYA’NIN EN ÇILGIN VE SEKSİ TRAVESTİ SİREN KISA SÜRELİĞİNE MALATYA’DA;TÜM ZAMANLARIN EN İYİ PARTNERİ SİREN MALATYA’DA;DOYUMSUZ ATEŞİNE KADİFE GİBİ TENİNE MUHTEŞEM SICAKLIĞINA DOYAMAYACAĞINIZ SİREN MALATYA’DA;HADİ SİZDE ONUNLA TANIŞMAK İÇİN SIRAYA GİRİN.

TATİL CENNETİ BELDELERİMİZ VE TRAVESTİLER

Hayatın yoruculuğu ve stresi her yaştan insanı etkiler. 7 yaşındaki bir çocuk okula adapte olurken, 24 yaşındaki bir kız evlilik telaşı yaparken, 65 yaşındaki bir babaannenin torunu hasta olunca strese maruz kalır. Yaş ve kişi fark etmeksizin herkesin derdi vardır diyebiliriz. Bu dertlerden kurtulmak için herkes kendine göre çeşitli yöntemler geliştirir. Bu yöntemlerden biri yıllardır sürdüğünden alışkanlığa dönüşmüştür, bu yöntem tatile çıkmaktır. ‘’Tatile çıkmak’’ eylemi bile insana farklı hissettirir. Hayatın tekdüzeliğinden kurtulmak anlamına gelir çoğu kişi için bambaşka bir şehre gitmek iyi hissettirir.

Türkiye’de tatil için birçok güzel şehir vardır. Denizin, doğanın, güneşin, kumun güzellikleri her şehrimizde varsa da tatil için birçok beldemiz, şehrimiz bulunmaktadır(İstanbul,Bodrum,Marnmaris,Alanya,Antalya,İzmit,İzmir,Bursa). Sizlere bir tatilimi anlatmak istiyorum. Geçmişte yaptığım kısa bir tatilden bahsetmek istiyorum sizlere. Bu tatilime yaz aylarında çıkmıştım. Temmuz’un ortalarıydı ve güneşli havalar devam ediyordu. Sıcak hava gerçekten insanları zorluyordu. Güzel bir esinti, biraz soğuk su lazımdı. Bunlar için de tatil lazımdı elbette. Tatilimin adresi İzmir’di. İzmir merkez değildi gideceğim yer. Farklı bir esintiyle sıcak hava etkisini azaltan Çeşme rüzgarları insanın içini ferahlatıyordu. Çeşme’ye vardığımda böylesine rahatlatıcı rüzgarla karşılaşacağımı tahmin etmiyordum. Çeşme’de doğup büyüyen arkadaşımın yanına gitmek benim için de bambaşka bir deneyimdi. Arkadaşımın yanına ulaştığımda havanın güzelliğinden bahsettik ve güzel bir lokantada yemek yedik. İnsan lokantada yemek yemeyi özlermiş bunu anladım. Büyük alışveriş merkezlerinde birbirinin yüzüne bile bakmayan yüzlerce insanın arasında yemek yemektense küçük bir lokantada samimi bir yemek yemek çok iyi geldi.

Çeşme’nin rüzgarı bizi nereye götürür diye dolaştık Çeşme sokaklarında ve sahili de mükemmeldi bu Çeşme’nin. İzmir’in gözde ilçesi olan Çeşme’nin gece hayatları oldukça meşhur fakat denizin kıyısında sakinliği de kesinlikle çok keyifli. İnsanın ruh halini dinlendiren bir dalga sesi ve düşüncelerini dağıtan bir rüzgarla güzel bir sohbet ettik arkadaşımla. Gerçekten güncel hayatın rutinliğini tatillerle aşabiliyoruz. Sizlere verdiğim küçük örnek umarım sizlere ışık olur ve arkadaşlarınızla farklı vakitler geçirmek sizin de hakkınız.